18 Aralık 2010 Cumartesi

Yatağını mı ıslatıyor?

Çocuk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Oğuz Söylemezoğlu, çocuğun iç çamaşırına yerleştirilen bir elektrod ile pijamasına iliştirilen alarm cihazının harekete geçirildiği bu yöntemle uykuda idrar hissini algılamanın sağlanabileceğini bildirdi.
        
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Söylemezoğlu, beş yaşına gelmiş bir çocuğun yatağını ıslatmasının normal olmadığını, bu durumun, çocukta istemsiz ve farkında olmadan uykuda yatağını ıslatma sorunu olan ''enürezis noktürna'' bulunduğuna işaret edebileceğini söyledi.        

Bu yaştaki her 100 çocuktan yaklaşık 14-15'inin uykuda altını ıslattığını, 18 yaşındaki 100 kişinin birinde de bu sorunun devam edebildiğini anlatan Söylemezoğlu, ''Yani yatak ıslatma sorunu belirli bir süreçte kendiliğinden düzelebilir. Ancak, bunu beklemek doğru değildir. Çocuğu ruhsal açıdan zor durumda bırakan bu rahatsızlığın tedavi edilmesi gerekir'' dedi.

Bu sorunun üstünün kapatılmasının tedaviyi zorlaştırdığını, oysa çeşitli tedavi seçenekleri bulunduğunu bildiren Söylemezoğlu, şunlara dikkati çekti:       

''Çocuk yatağını bilinçli olarak ıslatmaz. Bunu çocuğun kontrol edemediği işlev bozuklukları ortaya çıkarır. Alt ıslatma, anne babanın çocuğu iyi eğitemediği anlamına da gelmez. Bu, çocuğun büyüme döneminde idrar kontrolü ile ilgili bazı işlevlerin olgunlaşmasının gecikmesi ile ilişkilidir. Tepki göstermek sorunu derinleştirebilir. Doğru tedavi için mutlaka konunun uzmanlarından yardım alınmalıdır.''        

İdrar kesesinin ve idrarı tutmaya yarayan kasların sinir sistemi tarafından kontrol edildiğini, gece idrar kontrolü için uyku sırasında idrar hissinin algılanmasının, merkezi sinir sisteminin buna göre olgunlaşmasının, mesane ve ilgili kasların gelişmesinin ve vücutta üretilen bazı maddelerin yeteri kadar salgılanmasının gerekli olduğunu vurgulayan Söylemezoğlu, şu bilgileri aktardı:       

''Yatak ıslatma sorunu birden fazla nedene bağlı ortaya çıkabilir. Aileler yatağını ıslatan çocuklarda uykunun ağır olduğundan söz ederler. Gerçekten de altını ıslatma sorunu olan çocukların önemli bir bölümü uyku sırasında idrar kesesinin doluluğunu, diğer bir deyişle idrar yapma ihtiyacını hissedemez ve tuvalete gitmek için uyanamaz. Bunun sonucunda da uyku sırasında sıkıştığını hissedip altına kaçırır. Altını ıslatan bazı çocuklarda ise gece üretilen idrar normalden fazladır. Böyle bir durumda mesane kapasitesi aşılır ve uykuda tuvalet ihtiyacı doğar. Bu durum uykunun ağır olması faktörü ile birleşince gece altını ıslatma ortaya çıkar.''        

Bu sorunu yaşayan çocukların bir kısmında ise idrar kesesinin çalışmasıyla ilgili bozukluk saptandığını belirten Söylemezoğlu, tuvalet ihtiyacı uyandıracak kadar idrar birikmese bile mesanenin dolması sırasında ani olarak ortaya çıkan sıkışma hissinin yatak ıslatmaya yol açtığını söyledi.
      
''PSİKOLOJİK DEĞİL''Genel inanışın aksine gece yatak ıslatmanın psikolojik sorunların neden olduğu bir rahatsızlık olmadığını öne süren Söylemezoğlu, ''Fakat gece altını ıslatmak çocukta psikolojik sorunlara yol açar. Yaşadığı sorundan dolayı çevresinden tepki gören, başka bir yerde geceleyemeyen, tatile gidemeyen, durumundan utanç duyan bir çocuğun psikolojik açıdan etkilenmeyeceğini düşünmek mümkün değildir. Bu nedenle beş yaşını geçmiş çocuklarda hala süren yatak ıslatma sorunu tedavi edilmelidir'' uyarısını dile getirdi.        

Yatak ıslatmaya karşı ilaç ya da ''alarm tedavisi'' uygulanabileceğini kaydeden Söylemezoğlu, şu açıklamalarda bulundu:        

''Yatak ıslatmada alarm cihazları tedavi amacıyla kullanılabilir. Çocuğun iç çamaşırına yerleştirilen bir elektrod ile pijamasına iliştirilen alarm cihazının çalması sağlanır. Çocuk bu alarmla uyanmasa bile anne baba uyanır ve çocuğu uyandırarak tuvalete götürüp ihtiyacını görmesini sağlayabilir. Çocuğun zaman içerisinde uykuda idrar hissini algılamayı öğrenmesinin amaçlandığı bu tedavinin etkili olup olmayacağı ortalama 6 haftada anlaşılır. Bu 6 hafta boyunca anne babanın her gece çocuğu uyandırarak tuvalete götürmeyi aksatmadan sürdürmesi zorunludur.''      

İlaç tedavisinde ise ''desmopressin'' isimli etken maddenin kullanıldığını belirten Söylemezoğlu, ''Altını ıslatan çocukların bir bölümünde geceleri idrar üretimini azaltmakla görevli ADH adı verilen madde yeteri kadar yapılamaz. Desmopressin kullanılarak vücuttaki ADH eksikliği giderilir, böylece gece boyunca mesanenin idrar hissini ortaya çıkaracak kadar dolmasının önüne geçilir'' diye konuştu.        

Söylemezoğlu, desmopressin tedavisiyle çocukların yüzde 60-70'inde başarı sağlandığını belirterek, bu yöntemler dışında uzman hekimlerin kontrolünde eklenebilecek başka tedavi şekillerinin de bulunduğunu sözlerine ekledi.       

Her oyuncağı almayın!

Oyuncaklara, sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin önlenmesi amacıyla sıkı denetim geliyor. Buna göre; Sağlık Bakanlığı denetçileri her bir oyuncağı laboratuvarda analiz edecek. 

 Türkiye'de oyuncak güvenliğinin sağlanması amacıyla AB desteğinde yürütülen ''Oyuncak Analiz Laboratuvarında Kapasitenin Güçlendirilmesi ve Akreditasyonu Projesi''nin kapanış toplantısında konuşan Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek, merkez bünyesindeki laboratuvarda, oyuncak analizlerinin AB standartlarına uygun olarak yapıldığını söyledi.        
Hollanda Gıda ve Tüketici Güvenliği Otoritesi ile birlikte hayata geçirilen proje kapsamında yetiştirilen saha denetçilerinin, piyasadaki oyuncaklar üzerinde denetimler yapacaklarını anlatan Ertek, şüpheli görülen oyuncakların laboratuvarlarda inceleneceğini, güvenli bulunmayanların ise Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce toplatılacağını belirtti.        

AB'nin ilgili otoritesinden akreditasyon alan laboratuvarın analiz sonuçlarının, diğer birlik üyesi ülkeler tarafından da tanınacağına dikkati çeken Ertek, oyuncak güvenliği ile ilgili şu uyarıları dile getirdi:

BU OYUNCAKLAR TEHLİKELİ''Bir oyuncakta ağır metaller ve mekanik bozukluklar bulunmamalıdır. Sivri uçlu ve kolay parçalara ayrılabilen oyuncaklar çocuklar için tehlikelidir. Ebeveynler ve ilgili kuruluşlar hassas davranmalıdır.''        
Bir soru üzerine, ebeveynlerin güvenli bir oyuncağın ambalajında, TSE ya da CE belgesi, üretim yeri, seri no ve hangi yaş grubuna hitap ettiğine ilişkin bilgilerin yer aldığına dikkat etmeleri gerektiğini ifade eden Ertek, ''Bu bilgilerin olmadığı oyuncak satın alınmamalı'' dedi.
Saha denetçilerinin de, kolay parçalanabilirlik ve boya gibi özelliklere dikkat ettiklerini bildiren Ertek, parlak renkli oyuncaklarda ağır metal oranının yüksek olabileceğini söyledi.
ÇİN'DEKİ ÜRETİM YERLERİ KAPATILDI Çin ve Uzakdoğu'dan gelen oyuncaklarla ilgili bir soru üzerine ise Ertek, oyuncakların yüzde 70'inin bu ülkelerde üretildiğini belirtti.       
AB ülkelerinin bu oyuncakların güvenliği için Çin başta olmak üzere söz konusu ülkelerle bir çalışma yürüttüğünü kaydeden Ertek, bu çalışma kapsamında Çin'deki bazı oyuncak üretim yerlerinin kapatıldığını anlattı.
        
ŞİKAYETTE BULUNABİLİRSİNİZ Ebeveynlerin oyuncaklarla ilgili Sağlık Bakanlığı'nın internet sitesi üzerinden şikayette bulunabileceğini kaydeden Ertek, ağır iş yükü oluşmaması açısından kişisel başvurularda numune kabulü yapmayacaklarını bildirdi.        
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Bekir Keskinkılıç da, oyuncaklarla ilgili şikayetlerin elden ya da internet üzerinden ulaştırılacak bir dilekçeyle yapılabileceğini, bu şikayet üzerine denetçilerin gerekli denetimlerde bulunabileceklerini belirtti.        
Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Oyuncak Laboratuvarı Şefi Atilla Saka ise halen oyuncakları fiziksel ve kimyasal özellikler bakımından 60 parametreyi dikkate alarak incelediklerini, bu sayının yakında 70'e çıkacağını belirtti.       
Gelecek yıldan itibaren oyuncakları alevlenebilirlik açısından da incelemeye başlayacaklarını bildiren Saka, yaptıkları incelemelerde daha çok içinde fitalat bulunan oyuncaklarda sorun tespit ettiklerini söyledi.

3 Aralık 2010 Cuma

Zehirlenmeler

Bitki, ilaç ya da temizlik maddelerinden kaynaklanan zehirlenmeler çocuklarda neredeyse tamamen ikiyle beş yaş arasında yaşanır ve en sık iki yaşındaki çocuklarda görülür. Vakaların yarısında zehirlenme aile üyelerinden birinin kullandığı ilaçlardan kaynaklanır.

Özellikle şekere benzeyen renkli tabletler küçük çocukları adeta sihirli bir güçle kendine çeker.

Çocuklar için en tehlikeli ilaçlar arasında büyükanne ve büyükbabaların kullandığı kalp ve tansiyon ilaçları sayılabilir. Altı yaşın üstündeki bir çocuk ya da altı yaşın altındaki çocuklarda sürekli tekrarlar halinde ilaç zehirlenmesine uğradıysa, bir psikologa danışıp sorunun psikolojik bir nedeni olmadığından emin olmak gerekebilir. ikinci sırada bitki zehirlenmeleri gelir.

Parklardaki süs çalıları her meraklı çocuğu tadına bakmaya davet eden, parlak renkli ve bazıları zehirli meyveler verir. Oda bitkilerine verilen, zararlı böceklerden koruyucu ilaçlar da tehlikelidir: Bebeklerde yapraklara dokunmak ya da ilacın buharını içine çekmek bile zehirlenmeye neden olabilir. Besin maddelerindeki bakteri ya da virüslere bağlı zehirlenmeler her yaşta ortaya çıkar. Aşırı alkol içmeye bağlı zehirlenmeler genellikle ergenlikten itibaren yaşanır.

Domuz Gribi aşısı

Domuz gribine karşı daha önce risk grubundaki 10 milyon kişiyi aşılama kararı alan Sağlık Bakanlığı, ilk partisi Ekim başında gelmesi beklenen aşının daha fazla sayıdaki kişiye yapılabileceğini açıkladı.
Domuz gribine karşı daha önce risk grubundaki 10 milyon kişiyi aşılama kararı alan Sağlık Bakanlığı, ilk partisi Ekim başında gelmesi beklenen aşının daha fazla sayıdaki kişiye yapılabileceğini açıkladı.

Sağlık muhabirleri ile bir araya gelen Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 2 firmanın H1N1 aşısını Eylül sonundan itibaren üretecek duruma geleceğini söyledi. 
Domuz gribi pandemisine ilişkin hazırlıklar ve yürütülen çalışmaların Pandemi İzleme Bilim Kurulu ile birlikte şekillendirildiğini anlatan Buzgan, bu kurulun aldığı karara göre ülkede domuz gribi aşısı yapılması gereken 13 milyon kişi bulunduğunu bildirdi. Ülkelerin üretimi sınırlı olan aşıya ulaşabilmek için bir yarış içinde olduğuna dikkati çeken Buzgan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın firmalarla bizzat görüşerek aşının temini konusunda gereken garantiyi aldığını belirtti.

İmkânsız hastalıklara çözüm

Henüz embriyo aşamasındayken doğacak bebeğin sağlıklı olup olmayacağını tespit ediyorlar.
Ölümcül kas erimesi hastalığı SMA, ileri düzeyde zeka geriliği gibi çeşitli kalıtsal hastalıklar, Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD) yöntemi ile gebelik öncesinde belirlenebiliyor.

Uzmanlar, bozuk genlerin bir araya gelme olasılığının ortadan kaldırıldığı yöntem sayesinde, henüzembriyo aşamasındayken doğacak bebeğin sağlıklı olup olmayacağının tespit edilebildiğini ifade ederek, sağlam olan embriyonun anne rahmine yerleştirildiğini söyledi. Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Volkan Baltacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, genetik hatadan kaynaklanan yaklaşık 20 bin kadar hastalık bulunduğunu söyledi.

Çiftlerin anne-baba olmaları sürecinde gebeliğin sağlanabilmesi ve sağlıklı bir bebek dünyaya gelebilmesi için genetik hastalıkların çok dikkat edilmesi gereken bir risk faktörü olduğunu ifade eden Baltacı, ''Genetik hastalıklar, kısırlık, infertilite ya da özürlü bebek gibi sorunlara yol açabilir'' uyarısında bulundu.

3 Ağustos 2010 Salı

Bebek ile Tatile Giderken

Tatilden dönerken tüm ailenin rahatlamis ve dinlenmis olmasini hepimiz isteriz. Yilin en güzel zamaninin bir "dehset yolculuguna" dönüsmemesi için, aile tatilinizi iyi planlamali ve tatile gölge düsürebilecek saglik sorunlarina karsi önlemlerinizi almalisiniz. Bu önlemler daha tatil yerinizi seçerken baslar. On yasin altindaki çocuklarla sabit bir yere mümkünse yüzme olanaklari sunan bir hedefe yönelseniz iyi olur. Çocugunuz ne kadar küçükse, evinize o kadar yakin olmaniz, böylece hem uzun yolculuklardan, hem de iklim degisikliklerinden kaçinmaniz yerinde olacaktir. Arastirmalara göre, karsi karsiya kaldiklari bir sürü yeni izlenim süt çocuklarini endiselendirir ve daha mizmiz, huzursuz olmalarina, uyku sorunlari yasamalarina neden olur. Çocuklar kumsallara bayilir, saatlerce kumdan kaleler yapabilir ve kendi yasitlariyla oynayabilirler. Tabii bir çiftlikte ya da büyükanne ve büyükbabalarinin yaninda tatil yapmak da hoslarina gider. Kültür ve tarih turizmi ya da macera tatilleri ancak on yas üstü çocuklar için uygundur.
SEYAHAT HAZIRLIKLARI
Ülke içinde seyahat ederken, yaniniza saglik sigortasi kartinizi almaniz yeterli olacaktir. Yurtdisina seyahat ediyorsaniz, yurtdisi için düzenlenmis bir saglik sigortasi belgesi alm ya da en iyisi acil durumlarda geri tasima garantili ek bir saglik sigortasi yaptirin. Egzotik bir ülkeye seyahat edecekseniz, yola çikmadan en az alti hafta önce doktorunuzla gerekli asilar hakkinda konusun ve hem sizin, hem çocugunuzun asi planini doktorla beraber gözden geçirin. Tropik ya da gelismekte olan bir ülkeye gidi yorsaniz, çocugunuzun tüberküloz ve bulasici sariliga karsi asi olmasi, belki bir sitma profilaksisi (hastaliklarin ortaya çikmasini engellemek amaciyla alman önlemler ç.n.) almasi gerekecektir. Lütfen ilgili ülke için önerilen asilar ve profilaksi önlemleri hakkinda çocuk doktorunuzdan ya da yakimnizdaki bir tropik hastaliklar enstitüsünden bilgi alin.
ARABAYLA YOLA ÇIKMAK
Arabayla gitmek çocuklari yetiskinlerden daha fazla yorar, üstelik çocuk koltuguna kemerlenmis olduklarini da unutmayin! Arada bedeninizi hareket ettirebileceginiz molalar verin: Alti yasin altindaki çocuklar için en iyisi yarim saatte bir on dakika, daha büyük çocuklarda saatte bir on dakika olacaktir. Çocugunuzu araba tutuyorsa, doktordan özel ilaçlar isteyin, çünkü kusmak çok sivi kaybetmesine neden olacaktir. Ise yarayan bir homeopatik ilaç vardir: yola çikmadan ve gerekiyorsa yolda iki saatte bir, çocugunuza bir Tabacum D30 ya da Cocculus D4 veya Petroleum D4 verebilirsiniz, bunlardan saat basi bir tablet uygun dozdur. Çocugunuz gidis yönüne dogru oturursa, bol temiz hava alir ve tabii sizin sigara dumaninizi çekmek zorunda kalmazsa, yolculugun daha fazla tadini çikarabilir.
TATİL YERİNE VARINCA
Çocuklarin da bir yere alismak için zamana gereksinimi vardir: Hemen gezilere ya da yürüyüslere baslamayin, birakin çocugunuz ilk günler biraz çevresini tanisin. Ögle vakitleri kumsala gitmeyin. Günes kremi, günes sapkasi ve pamuklu gömlekler günes çarpmasi yanigindan korur. Süt çocuklari sineklere karsi bir cibinlik içinde, gölgede tutulmalidir. Çocugunuz istiyorsa, hiç mayo giymesin. Giymek istiyorsa, idrar yolu enfeksiyonlarina karsi önlem almak için, çocugunuz sudan çikar çikmaz mayosunu degistirin. Çocugunuzu günese çikmadan yarim saat önce (koruma faktörü en az 12 olan) bir günes kremiyle yaglayin ve gerek sudan her çikisinda, gerekse de saatte bir kremi tazeleyin. Günes kreminde koruyucu madde ya da emülga tör olmamasina dikkat edin. Bu katki maddeleri akne benzeri alerjilere neden olabilir. Lipoproteinler içeren, eczaneden alabileceginiz günes kremleri daha iyi olacaktir. Çocugunuzun çok sivi içmesini saglayin, çünkü oynarken ve ortalikta kosustururken çok sivi, tuz ve kalori kaybeder. Bu dönemler bir istisna olsun ve bol bol limonata, meyve suyu içmesine izin verin!
CIDDI DURUMLARDA
Çocugunuz hasta ya da yaraliysa, yerel bir doktora basvurun. Seyahat organizatörleri ya da otelinizdeki, kampinginizdeki çalisanlar size en yakin doktorun ya da hastanenin yerini gösterecektir. Ciddi durumlarda önceden hazirlikli olmak için, kalacaginiz yere varir varmaz bu adresleri alabilirsiniz. Zor durumlarda danisabilmek için, evdeki doktorunuzun telefonunu ve adresini almayi unutmayin.
SEYAHATA ÖZEL ILAÇ ÇANTASI
Seyahate çikarken yaniniza alacaginiz ilaç çantasi olabildigince küçük ve kolay kullanilabilir olmalidir. Bu is için en uygunu küçük bir makyaj çantasi olacaktir. Ilaç çantasi doktorun yerini tutamaz, ama ona ulasana kadar geçen zamani daha kolay atlatmanizi saglar, hafif yaralanmalar ya da rahatsizliklarda da ise yarar. Burada önerilen ilaçlari doktorunuz özel bir reçeteye yazabilir, çünkü saglik sigortalan seyahate çikarken yaniniza alacaginiz ilaçlarin parasini karsilamaz.
IPUCU
Seyahate özel ilaç çantasinin içinde olmasi gerekenler
  • 2 gazli bez
  • Yara bantlari
  • Sargi bezleri
  • 2 steril sargi, 7,5 x 7,5 cm
  • Makas
  • Kiymiklari çikarabilecek bir cimbiz
  • Yara ve yanik merhemi
  • Iyot içermeyen dezenfeksiyon maddesi
  • Termometre Ates düsürücü ilaçlar (damla ya da tablet seklinde, hava sicak oldugunda fitiller eriyebilir)
  • Ishale karsi ilaçlar (toz seklinde elektrolit)
  • Biberon kullanan çocuklar için hastalik durumuna özel mamalar
  • Öksürük ve burun damlalari
  • Günes yanigina ve sinek sokmalarina karsi ilaçlar
  • Günes kremi
  • Yedek olarak bir antibiyotik
  • Egzotik ülkelerde tatile gidiyorsa niz yaniniza bir kullanimlik kanül ler ve siringalar almalisiniz.